Son Dakika

Bir İnsan Düşünün: Onurunu Kaybeden

Bir İnsan Düşünün: Onurunu Kaybeden

Bir kadın ya da bir adam düşünün. Hayat ona bir seçim sundu: Ya elindekini paylaşacak, yükü hafifletecek ya da başkalarının sırtına basarak kendi canını kurtaracaktı.

O, ikincisini seçti. Elindekini sakladı, kendi güvenliğini başkalarının yıkımı üzerine inşa etti. Sanıyordu ki zekâsı sayesinde ayakta kalmıştı. Sanıyordu ki bu dünyada kendini kurtaran, gerçekten kurtulmuştu.

Ama işte hakikat: Başkalarının hayatını karartarak kazanılan bir yaşam, kendi onurunu gömmek demektir.

Etik açıdan bu, en temel ilkenin inkârıdır: "Başkalarına zarar verme." Oysa insan, koruduğunu sandığı hayatıyla birlikte başkalarının canına, rızkına, huzuruna zarar verdi. Ve böylece en önce kendi insanlığını yaraladı.

Felsefe açısından yaptığı, ahlakı araçsallaştırmaktı. Kendi çıkarı için değerleri eğip büktü. Ama bu, erdem değil; erdemin yıkımıdır. İşte tam da burada ahlaksız ahlak doğar: Kendini haklı gösteren ama özünde onursuz olan davranış.

Psikoloji açısından insan, kendine bahaneler uydurdu: "Ben böyle yapmak zorundaydım." Ama bilinçdışında taşıdığı yük, kaygı, korku ve suçluluk olarak çoğaldı. Ve bu karanlık yalnız ona değil; çocuklarına, torunlarına, yedi kuşağa aktı. Çünkü zulmün gölgesi, genetikten de güçlüdür. Vicdanın suskunluğu, miras gibi aktarılır.

Tasavvuf açısından ise insan, dünyada kazandığını sandığı her şeyin ahirette ağır bir borca dönüşeceğini göremedi. Yetimin ahı, mazlumun gözyaşı, kimsenin görmediğini sanarak yaptıkları... Hakk’ın terazisinde gizlenemez. Bu dünyada biriktirdiği her kuruş, orada hesabın en ağır yükü olacaktır.

Ve sonuç: Bu insan aslında başkalarının değil, kendi onurunun celladı oldu. Çünkü onur, parayla alınmaz, çıkarla korunmaz, korkuyla büyümez. Onur, ancak hakikate sadakatle yaşar.

Gerçek kurtuluş, malı saklamakta değil; hakkı gözetmekte, vicdanı diri tutmakta, adalete teslimiyette bulmaktaydı.

Ama o, onurunu kaybetti. Ve onursuz bırakılan her yaşam, bu dünyada da ötekinde de çıplak kalır.

Yazar :Aylin Bayrakdarlar