Son Dakika

"Çin’den Dev Et Kotası: Brezilya’nın Kapısı Türkiye’ye mi Açılıyor?"

Çin’den Küresel Sığır Eti Pazarına "Kota" Ayarı: Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat mı?

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Çin Ticaret Bakanlığı’nın küresel et piyasasını sarsacak yeni kararını duyurdu. Çin, yerli üreticisini korumak amacıyla 1 Ocak 2026’dan itibaren sığır eti ithalatına katı bir kota sistemi getiriyor. Bu hamle, dünya genelinde "elde kalan" yüz binlerce ton etin rotasını değiştirebilir.

Çin’in Yeni "Kota" Duvarı

Çin, 31 Aralık 2028’e kadar sürecek 3 yıllık bir kısıtlama dönemine giriyor. 2026 yılı için toplam 2,6 milyon ton kota belirlenirken, bu sınırı aşan ithalat hacimlerine mevcut tarifeye ek olarak %55 gümrük vergisi uygulanacak.

Ülkelere Göre Kota Dağılımı (2026):

  • Brezilya: 1,1 milyon ton (%41 ile aslan payı)

  • Arjantin: 510 bin ton

  • Uruguay: 320 bin ton

  • Avustralya & Yeni Zelanda: 200’er bin ton

  • ABD: 160 bin ton

Brezilya "Yeni Pazar" Arayışına Girebilir

Ergin Kahveci’nin analizine göre bu karardan en çok, Çin'in en büyük tedarikçisi olan Brezilya etkilenecek. Brezilya’nın son yıllarda Çin'e yaptığı ihracatın 1,35 milyon tonu aşmış olması, yeni kota ile yaklaşık 500 bin tonluk bir arz fazlası oluşabileceğini gösteriyor.

Dünya devlerinin kota engeline takılan bu devasa miktardaki eti satmak için yeni pazarlara yöneleceği öngörülüyor.

Türkiye İçin Et İthalatında Yeni Bir Dönem mi?

Analizin en can alıcı noktası ise Türkiye’yi ilgilendiriyor. Türkiye halihazırda Brezilya’dan yoğun şekilde besilik hayvan ithal ediyor.

Ergin Kahveci, Çin'in bu hamlesiyle dünyada oluşacak arz fazlasının Türkiye için bir imkan doğurabileceğine işaret ediyor:

"Brezilya ve diğer ülkelerin kota üstü kalan ihracat rakamları dikkate alındığında, yeni pazarlara ihtiyaç olacak. Türkiye için et ithalatı noktasında bir imkan doğabilir."

Sonuç

Çin’in başlattığı bu "ticaret savaşı" hamlesi, küresel et fiyatlarını aşağı çekebilir veya ihracatçı ülkeleri Türkiye gibi ithalatçı ülkelere daha cazip teklifler sunmaya itebilir. Gözler, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu küresel değişim karşısında nasıl bir pozisyon alacağına çevrildi.