Son Dakika

İnsanlığın Yeni Köleleri: ROBOTLAR

İnsanlığın Yeni Köleleri: ROBOTLAR

Yaşı yetenler hatırlayacaklardır; 1970’lerde tek kanallı TRT yıllarında ‘Kökler’ adlı bir dizi vardı. Amerika’daki Afrika göçmeni kölelerle tanışmamız ve yaşadıklarına göz yaşı dökmemiz o yıllara dayanır. Kölelik, maalesef sadece o Afrikalı göçmenlerden ibaret değildi.
Antik Mısır’da piramitleri inşa eden köleler, Roma’da zincire vurulmuş savaş esirleri, Orta Çağ’da tarlalarda ömür tüketen serfler…
Hiç birin kendi hayatı yoktu, hepsi birilerinin konforu için yaşıyordu.
Ama insanın bitmeyen arzusu, başkalarını kullanma isteği, hiç tükenmedi.

Zaman geçti. Uygarlık ilerledi. Kölelik insanlık suçu ilan edildi.
Ama insan, rahatından da asla vazgeçmedi.
Çarkların dönmesini, üretimin sürmesini istedi.
Bu kez kölelerin yerini makineler aldı. Sanayi Devrimi, köleliğin başka bir biçimiydi.
Kas gücü yerine buhar gücü, daha sonra elektrik, sonra da algoritmalar geldi.
Ama işin özü değişmedi: insan yine çalıştıran tarafta kalmayı tercih etti.

Ve bir gün, 1920 yılında bir Çek yazar Karel Capek bir tiyatro oyunu yazdı: R.U.R. (Rossum’s Universal Robots) Bu oyunda insanlar, kendi hizmetleri için yapay varlıklar üretirler.Bu varlıklar iş yapar, hizmet eder ama duyguları yoktur.Yazar, onlara bir isim verir: Robot.
Kelime, Slav dillerinde “zorunlu çalışma” ya da “angarya” anlamına gelen robotasözcüğünden gelir.
Yani robot kelimesinin kökeni, doğrudan “kölelik” kavramına dayanır.

Zamanla bu kelime, bütün dünyaya yayıldı.
Ve robotlar artık yalnızca hikâyelerde değil, hayatlarımızın tam ortasında.
Bugün artık evlerimizde temizlik,hatta yemekler yapan robotlar, fabrikalarda kesintisiz çalışan kollar, düşünmeye başlayan yapay zekâlar var.
İnsan, tarih boyunca hep birilerini çalıştırdı; şimdi ise kendi yarattığı makineleri “yeni köleleri” aynı sisteme soktu.

İroniyi görebiliyor musunuz?
Köleliği ortadan kaldırdık derken, belki de onu biçim değiştirterek sürdürdük.
Ve daha da ironik olanı:
Bu kez kölelerimiz duygusuz, hatasız ve sonsuz dayanıklı.
Belki bir gün, bizden daha güçlü, daha akıllı ve daha özgür olacaklar.

Kölelikten kurtulduk sandık,ama belki de kendi ellerimizle geleceğin efendilerini yaratıyoruz.

Yazar Uğur Kıymaz 

ugurkiymaz@bilgigazetesi.org