Son Dakika

Sıcaklık Yükseliyor, Risk Artıyor: En Hassaslarımızı Korumak Zorundayız

Sıcaklık Yükseliyor, Risk Artıyor: En Hassaslarımızı Korumak Zorundayız

Küresel ısınma artık sadece kutuplarda buzulların erimesiyle sınırlı değil. Artık her yaz daha sıcak, daha kurak ve daha riskli. Ancak bu artan sıcaklıklar herkesi aynı şekilde etkilemiyor. Bazılarımız için bu sıcaklık sadece bunaltıcı değil, hayati tehlike demek.

Hamileler İçin Tehlike Kapıda

Hamilelik döneminde vücut sıcaklığı doğal olarak yükselir. Küresel ısınmanın getirdiği aşırı sıcaklar ise bu doğal artışı tolere etmeyi zorlaştırır. Bilimsel çalışmalara göre 35°C üzerindeki hava sıcaklıkları; düşük, erken doğum ve doğum kusurları riskini artırabilir. Anne adaylarında sıvı kaybı, tansiyon dalgalanmaları ve sıcak çarpması daha sık görülür. Özellikle üçüncü trimesterde, sıcaklığa bağlı kan basıncı artışı hem anne hem de bebek için tehlikeli olabilir.

Engelliler İçin Ekstra Zorluklar

Engelli bireyler, özellikle hareket kısıtlılığı veya nörolojik hastalıkları olanlar, vücut ısısını düzenlemekte zorlanabilir. Bazı örnekler:

  • Felç geçirmiş bireyler ya da MS hastaları, terleme mekanizması bozulduğu için sıcaklıkla baş edemez.

  • Zihinsel engelli bireyler, susuzluk hissini tanımlamakta zorlanabilir veya dışarıdan yardıma ihtiyaç duyar.

  • Görme engelliler, dış ortam koşullarına bağlı riskleri fark etmekte zorlanabilir.

Kronik Hastalığı Olanlar İçin Ciddi Riskler

 Kalp hastaları, sıcak havalarda kalbin daha fazla çalışması nedeniyle risk altındadır. Sıcaklıkla birlikte kan basıncı oynar, ritim bozuklukları artar.

Astım ve KOAH hastaları, sıcak ve nemli havalarda nefes almakta zorlanır. Havadaki ozon seviyesi yükseldikçe bu bireylerde kriz riski artar.

Şeker hastaları, terleme ve sıvı kaybı nedeniyle kan şekeri dalgalanmaları yaşar. Ayrıca insülinin sıcak ortamda bozulması tedaviyi aksatabilir.

Böbrek hastaları, sıvı kaybı nedeniyle akut böbrek yetmezliği riski altına girer.

Ne Yapmalı? Nasıl Korunmalı?

 Günün En Sıcak Saatlerinde Dışarı Çıkmamalılar (11:00 – 17:00 Arası): Gerekirse doktor kontrolü dışında randevular akşam saatlerine alınmalı.

Bol Su İçilmeli, Şekerli ve Kafeinli İçeceklerden Kaçınılmalı: Günlük su tüketimi bireyin sağlık durumuna göre artırılmalı. Diyaliz ve kalp yetmezliği olanlar mutlaka doktora danışmalı.

İnce, Açık Renkli, Pamuklu Kıyafetler Tercih Edilmeli: Kafa bölgesi korunmalı, mümkünse şapka ve güneş gözlüğü takılmalı.

Kapalı Ortamlar Serin Tutulmalı: Gölgelikler ve perde sistemleriyle doğrudan güneş engellenmeli. Eğer klima yoksa vantilatör ve soğuk su buharı ile serinletme yapılmalı. Belediyeler serinleme noktaları (iklimlendirilmiş sosyal alanlar) kurmalı.

İlaçlar Güneşten Korunmalı: İnsülin, tansiyon ilaçları ve bazı antidepresanlar sıcakta bozulur. Taşınırken soğuk çantalarda saklanmalı.

Toplumsal Sorumluluk: Biz Ne Yapabiliriz?

 Komşularımızda yaşlı, hasta, engelli veya hamile birey varsa onları düzenli olarak kontrol etmeliyiz.

Mahalle bazlı gönüllü yardım grupları kurulmalı.

Belediyeler:

Serinleme alanları açmalı (klimalı sosyal merkezler).

Mobil sağlık ekipleriyle ev ziyaretleri gerçekleştirmeli.

Parklar, otobüs durakları, AVM’ler gibi alanlara serin alan uyarı levhaları yerleştirilmeli.

Sonuç: Isı Artıyor, Empati Azalmasın

Bilimsel veriler sıcaklıkların önümüzdeki 10 yılda daha da artacağını söylüyor. Ama sadece sıcaklık değil, dayanışmamız, dikkatimiz, şefkatimiz de artmalı. Çünkü bir toplum, en zayıf bireyine verdiği değer kadar güçlüdür.

Hamileler, engelliler, kronik hastalar... Bizim sorumluluğumuzda. Onları görün, anlayın, koruyun. Çünkü bu sıcak dünyada hepimizin biraz serinliğe ihtiyacı var.

Hayrettin Bulut.