Yüklediğin Anlam Kime Ait?
Yüklediğin Anlam Kime Ait?
Her birimizin aileden, yaşadıklarımızdan ve inançlarımızdan süzüp oluşturduğu bir bilinçaltı vardır. Yıllarca görüp geçirdiğimiz her şeyin tortuları üst üste birikerek düşüncelerimizi, bilincimizi şekillendirmiştir. Bu, bizim bakış açımız, dünyaya açılan penceremizin rengidir aynı zamanda. İşte bizler tüm kişi ve olaylara, bu kendi penceremizden bakar ve yine kendi penceremizin rengine göre anlam yükleriz.
Her birimiz tanık olmuşuzdur ki bir olay olmuştur; etrafındaki herkes o olaya farklı anlam yükleyip farklı tepkiler vermiştir. Çünkü herkes farklı renkte olan kendi penceresinden bakmıştır.
Bir kişi karşımıza çıktığında, beynimizin tüm donanımını onda seyretmek istiyoruz. Onu sahipleniyor ve kendi düşüncelerimizi bir kıyafet gibi ona giydirmeye çabalıyoruz. Çünkü böyle olursa onu daha iyi benimseyeceğiz, yabancılık çekmeyeceğiz. Karakteristik yapımızın sınırları aşılmayacağı için bizi yoracak, paniklememizi gerektirecek herhangi bir sorun yaşanmayacak.
Ama düşünemiyoruz ki o, senin ona yüklediğin anlamın farkında bile olmayıp, kendi özellikleriyle yaşayıp kendi rengini sergiliyor. Biz ona yüklediğimiz anlamlar ile duygular oluşturuyoruz. Onunla ilgili fikirler edinip yorumlarda bulunuyoruz; o ise bir yandan düşüncelerimizden bağımsız kendini yaşıyor. Yüklediğimiz anlamın dışında hareketler sergilediğinde alarm çalmaya, "O değişti, böyle değildi, beni şaşırtıyor!" cümleleri havada uçuşmaya başlıyor.
Oysa o, hep aynıydı ama biz onu kendi rengimizde görmek istedik, öyle anlamlandırdık, öyle sevdik. O kadar ileri gittik ki onun kendi rengini görmemek için çoğu kez gözlerimizi kıstık. Ama gözlerimizi açsak da, kıssak da, yok saysak da gerçek değişmeyip apaçık karşımızda duruyor.
Bir sonuca varmak gerekirse, birine yüklediğimiz anlam ve akabinde oluşturduğumuz duygu sonucunda uğradığımız hüsrandan karşımızdaki değil, biz sorumluyuz. Karşımızdaki kişiyi en başından beri objektif olarak iyi analiz edip değerlendirirsek, hüsranla sonuçlanan durumlara düşme ihtimalimiz azalır.
Herkesin baharın farklı renk ve kokularına sahip çiçekleri olduğunu kabullenirsek, bizim renk ve kokumuzda olmadan da hayatımızda bir yerlere koyabiliriz belki.
Kimseye, onlarda olmayan anlamları yüklemeyelim. Onları bunlardan sorumlu tutamayacağımız gibi, her zaman hüsrana uğrayan da biz oluruz.
Filiz Akkaya
Eğitimci - Yazar