Aynadaki Yüzümüz
Yazar Soner Atabek Yazdı: Aynadaki Yüzümüz
24/01/2026 17:23 | Son Güncelleme : 07/11/2026 12:50 | Soner Atabek
Aynadaki Yüzümüz
Sevgili dostlar, gelin bugün birbirimizin gözlerinin içine bakalım ve on yıllardır bitmek bilmeyen o tanıdık şikayetlerimizi bir kenara bırakıp asıl gerçeği konuşalım. Hepimiz Türkiye’nin durumundan, kötü yönetimlerden, ekonominin belimizi bükmesinden dert yanıyoruz. Geleceğimizin, onurumuzun ve gündelik huzurumuzun başkalarının iki dudağı arasında eriyip gitmesine isyan ediyoruz. Çare arıyoruz, bir kurtarıcı bekliyoruz. Ancak bu arayışa girdiğimiz an, ruhumuza bir karabasan gibi çöken o "olumsuz düşünce" hastalığına yakalanıyoruz. Öyle bir sistem kurduk ki ya da kurulmasına göz yumduk ki; iyiler, namuslular ve gerçekten bu işin ehli olanlar birer birer eleniyor. Meydan; yalakalara, kurnaz cahillere ve hırsı aklından büyük o "türedilere" kalıyor.
Sanki bu topraklarda nitelikli insana karşı asırlardır süren gizli bir düşmanlık var. Gelişmiş ülkelerde yöneticiler halkın ufkunu açarken, bizde toplum, bu işten hiç anlamayan ama koltuğa sevdalı "kifayetsiz muhterislerin" elinde bir oyuncak haline geliyor. Ama durup düşünmüyoruz; bu insanlar uzaydan mı geldi? Hayır. Ünlü düşünür Alexis de Tocqueville’in o sarsıcı tespiti aslında her şeyi özetliyor: "Her millet, layık olduğu hükümet tarafından yönetilir." Bizler, o yöneticileri bizzat kendi ellerimizle seçtik. Onlara "kurtar bizi" diye yalvarırken aslında kendi sorumluluğumuzdan kaçtık. İşledikleri suçları, yaptıkları haksızlıkları "bizimkidir" diyerek görmezden geldik. Oysa Platon’un asırlar öncesinden gelen uyarısı kulaklarımızda çınlamalıydı: "Siyasetle ilgilenmemenin cezası, sizden daha aptal olanlar tarafından yönetilmektir."
İnandığımız değerler bile bize liyakati, yani emaneti ehline vermeyi emrederken; biz sadakati ve çıkarı liyakatin önüne koyduk. Kur’an-ı Kerim’deki o muazzam uyarı aslında bugünkü halimizin de reçetesidir: "Bir toplum kendisindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez." (Ra’d Suresi, 11. Ayet). Yani biz içimizdeki o "olumsuz düşünceyi", o adam kayırmacılığı ve liyakatsizliği kutsamayı bırakmadıkça, yukarıdakilerin değişmesi sadece isimlerin değişmesi demektir. Bu bir kader değil, bizim tercihimiz. Laurence J. Peter’ın dediği gibi, yetersiz insanların en üst makamlara kadar tırmanmasına biz yol verdik. Artık kabul etmeliyiz; bugün şikayet ettiğimiz o tablo, aslında bizim toplumsal olarak çizdiğimiz bir otoportredir. Onları yaratan, besleyen ve büyüten biziz.
"...Ve biz değişmedikçe, aynadaki o yüz de asla değişmeyecek. Unutmayalım ki; bir toplumun en büyük trajedisi; kendi yarattığı kusurları, 'kader' diye bağrına basıp 'kurtarıcı' bekleyerek avunmasıdır."
Yazar Soner Atabek
soneratabek@bilgigazetesi.org
Bunlar da ilginizi çekebilir
KENDİNDEN KAÇARKEN KENDİNE YAKLAŞMAK
Sümeyye Öztaş
19 saat önceTarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.
1 gün önceFenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.
1 gün önce


