Arama

                                                

ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI

Yazar Aylin Bayrakdarlar Yazdı: ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI

25/12/2025 16:55 | Son Güncelleme : 07/11/2026 13:35 | Aylin Bayrakdarlar


ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI
ad image
ad image

ZEREN’DEN SONRA: DEVLET YURDUNDA GEÇEN 25 GÜNÜN HESABI

Şu soruyla başlıyorum: Evlat sizin olsaydı, harcamak bu kadar kolay olur muıydu?

Aydın’da bir KYK yurdunda bir öğrenci öldü. Adı Zeren Ertaş. Bu olay, yalnız Aydın’ın değil, Türkiye’nin vicdanını sarstı. Çünkü ölüm, “evde” değil; “devletin koruması altındaki” bir yurtta geldi.

Zeren, üniversite eğitimi için Aydın’daki KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’na yerleştirildi. Yurt kayıt süresi yaklaşık yirmi dört, yirmi beş gündü. Bir ay bile dolmadan bir genç kız, bir devlet yurdunda hayatını kaybetti. Bunu sadece bir “asansör kazası” diye daraltmak mümkün değil. Bu; ihmallerin birbirine eklenerek büyüdüğü bir sistem sorunudur.

KYK YURDU NE DEMEK?

Bu ülkede binlerce aile aynı nedenle KYK’ya yöneliyor: Ev kiraları, yaşam maliyeti, özel yurt ücretleri… Aile, çocuğunu bir binaya değil, devlete emanet ediyor. “Devlet yurdu” sözü, güven sözü demek. O güven kırıldığında yalnız bir aile yıkılmıyor; bir ülkenin “emanet” fikri yıkılıyor.

Bir asansörün güvenliği; bir bakım çizelgesinin satırları ya da bir imzanın prosedürü değildir. Bir asansörün güvenliği, bir öğrencinin hayatta kalıp kalmayacağıdır. “Bakım yapıldı” denirse soru daha da ağırlaşır: Bakım yapıldıysa bu ölüm nasıl oldu? Denetim varsa neden işlemedi? Kayıt varsa neden korumadı?

BİR ANNE VE DEVLETE EMANETİN AĞIRLIĞI

Bir annenin en zor kararı, çocuğunu evinden uzak bir şehre göndermektir. O kararı alırken dayandığı tek cümle şudur: "Devlet yurdu güvenlidir." Bu ülkede anneler “Ben bakamadım, devlet baksın” demiyor; “Benim imkânım bu, devletin görevi bu” diyor.

Zeren’in annesi de o güvenle gönderdi ve bir ay dolmadan kızını kaybetti. Bu noktada duyguyu büyütmek için sahne kurmaya gerek yok; gerçek zaten yeterince ağır. Bir annenin evladını devlete emanet edip cenazesinde durması, bu ülkenin en çıplak fotoğrafıdır.

Üstelik süreç uzadıkça acı da uzuyor. Her geliş, her duruşma, her prosedür; ailenin omzuna yeniden binen bir yük oluyor. Burada mesele “süreç var” demek değil; mesele, bu süreçlerin kamu vicdanını rahatlatacak açıklıkta ve hızda işletilip işletilmediğidir.

AYDIN KYK’DA BİZZAT GÖRDÜĞÜM İHMALLER

Ben Aydın KYK yurduna sadece Zeren’in olayı için gitmedim; başka bir olay nedeniyle gitmek zorunda kaldım. Ancak orada gördüğüm şey şuydu: İnsan, “ders çıkarılmıştır” rahatlığını duyamıyor.

Yurda giriş yaptım, üst araması yapılmadı. Talebim idareye iletildi ve içeri alındım. Ben iyi niyetliydim ama mesele iyi niyetli insanlar değildir; mesele sistemdir. Sistem, kötü niyeti de hesap etmek zorundadır; çünkü burası binlerce kız öğrencinin yaşadığı bir yer.

Sonra idareyle görüştüğüm olayda, öğrenciler arasında yaşanan gerilim anlatıldı. Fiziksel şiddete dönüşme riski olduğu söylendi. “Boş oda olmasa ayıramazdık” denildi. “Şiddet olursa ikisini de atarız” yaklaşımı dile getirildi. Bu sözler şu soruyu doğuruyor: Şiddet olmadan önce ne var? Önleyici mekanizma nerede? Kamera yoksa, kayıt yoksa kimin ne yaptığını nasıl ayıracaksınız? İki kişiyi birden atmak adalet mi olacak yoksa kolaycılık mı?

Bu yurtlar “Olursa müdahale ederiz” mantığıyla yönetilemez. Çünkü “olduğunda” bedel bazen kavga olmaz; bazen hayat olur.

ZEREN GİTTİ, BAŞKALARI GİTMESİN

Bu köşe yazısı bir suçlama metni değil; bir soru metni, bir çağrı metni. Aydın KYK dâhil tüm KYK yurtlarında; asansör bakımından giriş güvenliğine, kamera sistemlerinden kriz protokollerine kadar gerçek ve bağımsız bir denetim istiyoruz.

Ve en sonunda, kimsenin kaçamayacağı o soru duruyor: Bu sizin çocuğunuz olsaydı, harcamak bu kadar kolay olur muydu?

Yazar: Aylin Bayrakdarlar

Etiketler : Aylin Bayrakdarlar Eğitim Toplum İnsan KöşeYazısı SonDakika
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

KENDİNDEN KAÇARKEN KENDİNE YAKLAŞMAK

KENDİNDEN KAÇARKEN KENDİNE YAKLAŞMAK

Sümeyye Öztaş

19 saat önce
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.

1 gün önce
Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

Fenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.

1 gün önce
Yorumlar

Çağlar

"Çok haklı bir soru: 'Evlat sizin olsaydı, harcamak bu kadar kolay olur muydu?' Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, o asansörün bakımını yapmayanların vicdanında başlamalıydı. Kaleminize sağlık Aylin Hanım."

10 ay önce
Yüksel

"KYK yurtlarını sadece ucuz barınma yeri değil, devletin kanatları altındaki sığınaklar olarak görüyoruz. Bu yazı, o sığınakların ne kadar korumasız kaldığını tokat gibi çarpmış yüzümüze. Zeren’in hesabı sorulmalı."

10 ay önce
Cansu

"Yazarın bizzat yurda gidip gözlem yapması yazıyı daha da kıymetli kılmış. Üst araması bile yapılmayan bir sistemin, asansörü denetlemesini beklemek maalesef bir yanılgıymış. Gerçekten de ders çıkarılmadığını görmek çok acı."

10 ay önce
ad image
ad image